Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Diş Taşı (TARTAR)

Diş hekiminizin kalkülüs olarak adlandırdığı diş taşı yani tartar, tükürüğünüzdeki minerallerin ve plakların bir ürünüdür. Taş, diş eti iltihabı ve periodontit gibi diş eti hastalıklarının başlıca nedenidir.
Taş, özellikle diş eti çizgisinin altında oluştu unda en büyük surunu yaratır. Taş. kireçli ve serttir; temizlenmesi ise güçtür. Düzenli diş kontrollerinin bir bölümü dişlerinizin ve taşların temizlenmesini içerir. Bu temizleme işlemi, özellikle diş eti çizgisinin altındaki taşlar için kretuar ve küret adı verilen aletlerle dişi kazıyarak yapılır, işlem, rahatsız edicidir ve diş etlerinizi kanatır. Diğer bir yöntem ise, taşlan temizlemeye yardımcı olan bir titreşim aleti kullanmaktır.

Şu günlerde, tartar karşı diş macunları için fazlaca reklam yapılmaktadır. Bu diş macunlarının, diş etinin üstündeki dişler üzerinde taş birikmesini azalttığı, ancak diş eti çizgisinin altındaki taşlar için çok az etkisi olduğu ya da hiç olmadığı bulunmuştur. Ne yazık ki, diş kaybıyla sonuçlanabilen bir diş eti hastalığı olan periodontite yol açan da, diş etinin altında oluşan taşlardır (tartardır). Tartar kontrollü diş macunlarının estetik bir görünüme etkisi olabilir ve diş hekiminize gittiğinizde dişlerinizin daha iyi temizlenmesine .yardımcı olabilir, ancak gerçek, zararlı taşların oluşmasını önlemekteki yararı çok azdır.

Ayrıca, sigara içiminin neden olduğu diş lekelerini temizlemek için tasarlanmış özel diş macunları da bulunmaktadır. Biz bu diş macunlarını Önermiyoruz: Diş etleri zaten çekilmiş olan kişiler, diş eti çizgisi altındaki daha yumuşak tabakaların maruz kalacağı bu tür diş macunlarından zarar görebilirler. Bu tür diş macunları, aynı zamanda dişlerinizin sıcak ya da soğuk yiyeceklere karşı daha da hassaslaşmasına neden olabilir.

Bazı tartara karşı diş macunları üzerinde bulunan uzman kuruluşların onayı, anti-tartar nitelik için değil, diş macununun içerdiği flor için verilmiş bir onaydır

AFT (AĞIZDA YARA)

En sık rastlanan tekrarlayıcı ağız yaralarından birisi aft (aftöz ulser) dir.

Aft nedir?

Aft dilde, yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen küçük, yüzeysel ülserlerdir. çok ağrılıdırlar ve 5-10 gün sürerler. nedenlerinden olabilecek etkenler arasında stres, travma, asitli yiyecekler (domates, turunçgiller, vs.) gibi lokal tahriş edici maddelere sayılabilir.

Aft başkasına bulaşır mi?  Hayır. Bölgesel yayılımı veya bir başkasına bulaşması söz konusu değildir. Tedavi direkt olarak az önce bahsedilen rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması ve enfeksiyondan korunma ile olur. orabase gibi haricen kullanılan bir kortikosteroid veya pyralvex solüsyon gibi ilaçlar tedavide kullanılmaktadır. Ayrıca aşırı ağrı duyuluyorsa aft in üzerine kısa sure için (7-10 dakika) bir adet aspirin koymak (emmeyin veya yutmayın) faydalı olacaktır. Sik olarak meydana gelen veya uzun sureli devam eden aft durumunda bir hekime görünmeniz gerekir.

AĞIZ KURULUĞU

Dişhekimliğinde bu hal için “xerostomia” terimi kullanılır. Tükürük bezlerinin tükürük salgılama fonksiyonlarının azalması sonucunda oluşur. Tükürük salgısındaki azalma ağızda oldukça ciddi sorunların oluşmasına yol açabilmektedir.

Sebepleri:

– Biyolojik yaşlılık: Bu etkili bir faktördür, tek başına etkili değildir.

– Sistemik hastalıklar: Romatizmal hastalıklar(Sjogren s sendromu), Bağışklık sistemi hasarı (AIDS), Hormonal bozukluklar (Şeker hatalığı), Nörolojik bozukluklar (Parkinson)

– Çiğneme kabiliyetinin azalması: Eğer beslenme alışkanlıklarınızda sıvı ve yumuşak gıdalar ağırlıktaysa çiğneme fonksiyonu azalır.

– Tükrük bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması

– Radyoterapi (Radyasyon tükürük bezlerinde kalıcı hasar yapar).

– İlaçlar (400 ün üstünde ilaç türü ağız kuruluğu yapar: dekonjestanlar, diüretikler, tansiyon ilaçları,antidepresanlar, antihistaminikler,…)

– kafein ve alkol tüketimi

Belirtileri:

– dilde yanma hissi

– özellikle kuru yiyecekler için yeme zorluğu

– konuşma zorluğu

– sık susama

– protez kullanmada zorluk

– dudaklarda çatlaklar ve kuruluk

– tat bozukluğu

– kötü ağız kokusu

Ağız kuruluğu nelere yol açar?

– tükürüğün az olması ciddi problemleri de beraberinde getirebilir.

– bakteri plağı ve yiyecek artıkları kolayca birikir. bu, diş eti hastalıkları ve çürüğü hızlandırır. tükürüğün kendi başına yıkama-temizleme mekanizması diş yüzeylerini temiz tutmaya yardımcıdır.

– tükürük çürükleri önler, diş yüzeyini temizler ve asitleri nötralize eder. böylece çürük önlenir.

Ağız kuruluğu nasıl kontrol altına alınır? nasıl tedavi edilir?

– sık sık yudum yudum su içilmeli. gece yatarken yanında sıvı içecek, su bulundurulmalı

– şekersiz sakız çiğnenmeli

– sigara,alkol,şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı

– yaşanılan mekanın nemi ayarlanmalı

– gerekirse eczanelerden temin edilebilen yapay tükürük tabletleri kullanılmalı

– bakteri plağı kontrol altına alınmalı

– floridli diş macunu, jel, gargara kullanılmalı

C vitamini kullanılmalı

– bileşiminde alkol ve sodyum lauryl sülfat bulunan ağız ve diş bakım ürünlerini kullanmamalı

Doğru diş fırçalama tekniği ve yararları

Doğru diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?

Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalama işlemi ortalama 2 dk sürmeli, her dişin üzeri 8-10 kez fırçalanmalıdır. Diş fırçalarken mutlaka diş diş eti birleşim yeri özellikle fırçalanmalıdır. Amaç diş yüzeyindeki yemek artıklarını, bakteri plağını uzaklaştırmaktır.

Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalarıdır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır.

Diş macunu ağız gargaraları dişinizi temizlenemez

Diş macunu sadece ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Ağız gargaraları da destek ürünleridir. Ağız hijyenine yardım ederler. Sürekli kullanılmaları önerilmez.  Eğer fırçalamanız düzgün değilse diş macunu veya ağız gargaralarından fayda beklemeniz boşunadır.

Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.

Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.

Diş fırçalama tekniği

1. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.

2. Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.

3. Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.

Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz

Eğer diş fırçalama esnasında diş etleriniz kanıyorsa, kanayan yerler iyi temizlenemiyor demektir. Diş etiniz kanıyor diye kesinlikle fırçalamayı bırakmayınız. Bilakis kanayan yer daha dikkatli ve özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.

Eğer 3-4 gün düzgün fırçaladığınız halde kanama devam ediyorsa o bölgede ya diş taşı oluşmuş olabilir, ya fırçalama tekniğiniz yetersiz olabilir veya da kötü yapılmış bir dolgu veya kuron kaplama bulunabilir. Bu durumada bir diş hekimine muayene olmanız faydalı olacaktır.

Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç 3-4 ayda bir değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere dişpi  kullanılabilir, ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir.

Diş fırçalarken en sık yapılan hatalar

  • Sadece dişleri fırçalamak, diş etine temas etmeden fırçalamak
  • Sadece ön yüzeyleri fırçalamak, dil-damak tarafını midesi bulandığı için fırçalamamak,
  • Üstünkörü fırçalamak, kişi kendini rahatlatmak için fırçayı ağzına 20-30 sn sürer ve bırakır. Çoğu kez işe gideceği için acelesi vardır.
  • Macunu diş fırçasının kıllarını kaplayacak şekilde sürmek. Macun leblebinin yarısı kadar konsa yeterlidir. 6 yaşından küçük çocuklarda macun kullanılması önerilmez. 12 yaşından küçüklerde ise eğer çocuk fırçalama sonrası ağzını güzelce 3-4 kez çalkalayabiliyorsa kullanılabilir.
  • Diş macunu ve ağız gargalarından aşırı fayda beklemek yanlıştır. Asıl olan mekanik temizliktir. Mekanik temizlik sadece diş fırçası ve diş ipi ile mümkündür.
  • Üst ve alt yirmilik dişlerin olduğu kısımları fırçalamamak
  • Çarpık dişleri temizlerken fırçanın yönü ve şekli dişin pozisyonuna göre değiştirmemek.
  • Aşırı kuvvet uygulayarak fırçalamak uzun dönemde diş eti çekilmesine ve dişte özellikle köşe dişlerde kama şekilde aşınmalara sebep olur.
  • Çok uzun süre diş fırçalamak da zararlıdır.
  • Daha iyi temizlediği düşüncesi ile diş tozu kullanmak
  • Dişeti kanadığı için fırçalamayı bırakmak.

Uçuk neden çıkar

  1. İçi su toplamış küçük kabarcıklar (blisters) şeklinde başlar.
  2. Nadiren ağız içerisinde olsalar da genellikle ağız dışında meydana gelirler. Aft ağız içerisinde tüm bölgelerde olabilmesine karşın uçuk genellikle ağız içerisinde damak tavanı gibi hareketsiz bölgeleri tutar.
  3. Bulaşıcıdır.
  4. Virüsler tarafından meydana getirilir.

* * *

Uçuğun belirtileri nelerdir?

Uçuk çıkmadan önce kendini belli eder (0-24 saat önceden); karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir. Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkışı izler.

Bu kabarcıklar konuşurken, gülerken, yiyip içerken acı ve ızdırap verir. Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir.

* * *

Uçuk nasıl bulaşır?

Uçuk, ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında bulaşıcıdır. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı, havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalardan ve uçuklu kişinin öpmesi sonucu bulaşır.

Uçuk virüsü (Herpes simpleks) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0-5 yaş) tanışır. Uçuğu olan aile bireylerinden birinin “Sevgi dolu” öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer.

Çoğunlukla fark edilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar; ağız içi, diş etleri ve dudaklar enfekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyon şeklinde görülebilir.

* * *

Dikkat, uçuk bulaşıcıdır!

Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır.

Bayanlar makyajlarını çıkarırken özellikle çok dikkat etmelidirler. Kesinlikle gözlere dokunulmamalıdır.

Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir.

Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.

Yerken, içerken kullanılan malzemeler özellikle çocuklar ile paylaşılmamalıdır.

Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırırken, uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur.)

* * *

Uçuk neden sürekli çıkar?

Uçuk virüsü (Herpes simpleks) vücuda girip ilk enfeksiyonu yaptıktan sonra o bölgedeki sinir düğümüne girip yerleşir ve istenmeyen bu misafir, vücudun zayıf düştüğü durumlarda çoğalır ve uçuk çıkar.

  • Stres
  • Aşırı yorgunluk, uykusuzluk
  • Aşırı güneş ışığı ve UV ışınları
  • Diğer enfeksiyonlar
  • Adet dönemi, hamilelik gibi durumlarda virüs aktif hale geçebilir.

* * *

Uçuk kontrol altına alınabilir mi?

Öncelikle uçuğun nüksetmesine sebep olan durumlardan sakınmak gerekir.

Örneğin strese bağlı olarak gelişir ise; stresimizi azaltacak gevşeme tekniklerini öğrenmek.

Yorgunluk ve uykusuzluk sebep ise; dinlenmek ve iyi uyumak. Güneş sebep oluyor ise; dudaklar için koruyucu krem ya da yüksek koruma faktörlü güneş yağı kullanmak ve şapka ile yüzü güneşten korumak gerekir.

Tüm alınan önlemlere rağmen uçuk yine de nüksedebilir.

Ön belirtiler (karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama) hissedildiğinde o noktaya kısa aralarla antiviral bir uçuk kremini uygulamak gerekir. Uçuk ya hiç çıkmayacaktır ya da çıksa bile hafif seyredecektir.

* * *

Uçuk nasıl tedavi edilir?

Önceden bazı madde ve ilaçlar uçuğun verdiği rahatsızlığı azaltmak için kullanılmıştır:

Alkol ve antiseptik ilaçlar, Uçuğun üzerindeki bakteri enfeksiyonunun gelişmesini engeller

Ağrı kesici ilaçlar; Uçuğun sebep olduğu ağrıyı azaltır.

Buz uygulamak; Ağrı azaltılabilir

Oysa günümüzde etkili tedavide kullanılan antiviral uçuk kremleri, deriden geçerek uçuk virüsüne (Herpes simpleks) etki eder ve deriye zarar vermelerini engeller.

* * *

Kimler uçuk riski altındadır?

Sık sık veya uzun süreli olarak uçuk çıkıyorsa (Örneğin tedaviye rağmen 10 günden daha uzun süre devam ediyorsa)

Uçuk, bir bebekte ya da 6 yaşından küçük bir çocukta çıkmışsa

Dudak, ağız ve burun çevrenizin dışındaki vücut bölgelerinde, özellikle de gözlerinizde, parmaklarınızda ya da cinsel organınızda uçuk çıkmışsa

Uçuk ile birlikte baş ağrısı, ateş ve kas ağrısı gibi başka şikayetleriniz varsa

Uçuk sarı renkte cerahatli ise

Bağışıklık sisteminizi baskı altına alan ilaçlar, örneğin kortizonlu ilaç kullanıyorsanız

Bağışıklık sisteminizin zayıflığı (yani bulaşıcı hastalıklarla mücadele etme gücünüzün azalmış olması) nedeniyle tıbbi kontrol altındaysanız.

Flor Hakkında

Flor hakkında daha bilimsel konuşmak gerekirse….

Flor’un yararları nelerdir?

Çürüklerin önlenmesi ve kontrolü için Flor (F‾) kullanımının hem güvenli, hem de oldukça etkili olduğu bildirilmiştir (AAPD,2014). Flor, çürük başlamasını önlemek için, çürüklere karşı savunmanın ilk hattıdır (Carey, 2014). Flor uygun şekilde kullanıldığında, hem diş çürüklerinin önlenmesinde hem de diş çürüklerini kontrol etmede oldukça güvenli ve etkili bir yöntemdir (Horowitz, 1990; AAPD,2014). ABD ve diğer ekonomik olarak gelişmiş ülkelerde, diş çürüklerinin şiddetindeki düşüşte F‾’un kullanım yaygınlığı önemli bir faktör olmuştur (AAPD, 2014).

Topikal florid uygulamalarının amacı, diş sert dokusunun çürük ilerleyişini geciktirmek, durdurmak veya tersine döndürmektir (Petersson, 1993). Florun dişler üzerindeki sistemik etkinliği dişlerin sürmesi ile sona ermektedir, bundan sonra F’un sadece topikal etkisi olmaktadır. Bu nedenle koruyucu tedavi amacıyla günümüzde yaygın bir şekilde topikal F ajanları kullanılmaktadır (Wefel ve Harless, 1981; Gaffar ve ark., 1997; Atalayın ve ark., 2009).

flor

Flor kimlere uygulanmalıdır?

Topikal F‾ uygulamaları başlangıç çürük lezyonu olan, ortodontik tedavi gören, genellikle dişin gingival 1/3 bölümünde demineralize beyaz alanlar gelişmiş olan, çürük aktivitesi yüksek kişilerde, erken çocukluk çağı çürüklerinde, kök çürüklerinde ve uzun süreli ilaç tedavisine bağlı gelişen kserostomia durumlarında endikedir (Beltrán-Aguilar ve ark., 2000; Clarkson ve Mc Loughlin, 2000; Civelek ve ark., 2004).

flor

Flor nasıl uygulanır?

Topikal F‾ uygulamaları amacıyla kullanılan ajanlar bireysel ve profesyonel (diş hekimi tarafından) uygulamalar şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Bireysel uygulamalar; diş macunu, gargara, diş ipi, kürdan, sakız gibi düşük konsantrasyonlarda F‾ içeren ajanlar olarak geliştirilmiştir. Tüm bu ajanlar günlük kullanım için uygundur. Profesyonel uygulamalar ise; solüsyon, jel, cila ve yavaş salım sistemleri gibi geliştirilmiştir. Bu ajanlar yüksek dozda F‾ içermektedir ve yalnızca diş hekimleri tarafından bireyin çürük aktivite düzeyine göre 3, 6, 12 ayda bir uygulanmaktadır (Tenuta ve ark., 2009). Amerika Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi 2014 yılında çocuklar için kullanılması gereken flor dozlarını bildirmiştir.

Flor zararlı mıdır?

Flor özellikle çocuklarda diş minesini güçlendirerek dişleri çürümelere karşı koruyan önemli bir mineral olduğu Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başta olmak üzere ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) gibi dünyanın önde gelen sağlık kuruluşları tarafından bildirilmektedir. Ayrıca Dünya sağlık örgütü florürün Afrika, Asya ve Avrupa’da su ve süte ilave edilmesi konusunda projeler  Dünya Sağlık Örgütü Global Ağız-Diş Sağlığı Programı çerçevesinde Afrika, Asya ve Avrupa’da florürün diş macunları, su, süt ve tuzda takviye edilmesi konusunda projeler yürütmektedir. Ancak, Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunda florürün yeterli miktarlarda alınması gerektiği, aksi taktirde sağlığı olumsuz etkilediğine dikkat çekilmektedir. Florür kullanımının diş hekimi tarafından yeterli miktarda  belirli aralıklarla kullanılması oldukça güvenli bir uygulamadır.

Ancak, Flor kullanımının yaygınlaşması ile florozis riski de önemli bir sorun haline gelmiştir (Cochrane ve ark., 2008; Srinivasan ve ark., 2010). Topikal ajanların dikkatsiz ve fazla kullanımı da dental florozis riskini arttırmaktadır (Carlos, 1987). Florozis flor zehirlenmesi, dişlerde gelişim döneminde fazla flor alınması ile karakterize olan renkleşmeler ve hipoplazi anlamına gelmektedir.

flor